AI Yapay Zeka Asistanı
İŞKUR Girişlilerde Tayin Hakkı Kesin Bir Hak mıdır?
15/04/2026 03:13
9.529 okunmaBu Hafta: 216
Kullanıcı Profili
Cem Kartal
Puan:497

İŞKUR Girişlilerde Tayin Hakkı Kesin Bir Hak mıdır?

Kamu kurumlarında İŞKUR üzerinden işe giriş yapan 4/D’li sürekli işçi kadrosunda çalışan işçilerin en çok merak ettiği konuların başında tayin hakkı gelmektedir. “İŞKUR girişliyim, tayin isteyebilir miyim?”, “Tayin hakkı kesin bir hak mıdır, yoksa idarenin takdirinde mi?” soruları, özellikle aile birliğinin sağlanması, sağlık mazeretleri veya diğer zorunlu nedenlerle gündeme gelmektedir.

Bana gönderdiğiniz üç toplu iş sözleşmesi (Sağlık Bakanlığı – Öz Sağlık-İş, OMÜ – Türkiye Sağlık-İş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı – Öz Sağlık-İş) bu kapsamda detaylı şekilde analiz ettim. Ayrıca, konuya ilişkin güncel mevzuat değişikliklerini ve Anayasa Mahkemesi kararlarını da değerlendirdim.

Sağlık Bakanlığı Sözleşmesi

Kaynak: Sağlık Bakanlığı – Öz Sağlık-İş Sözleşmesi, Madde 19 – İşyeri Değişikliğine İlişkin Usul ve Esaslar

Sağlık Bakanlığı sözleşmesi, tayin hakkını en kapsamlı şekilde düzenleyen sözleşmedir.

Sözleşmenin birinci fıkrasında, kapsama dahil işçilerin iller arası işyeri değiştirme dönemi Haziran ayı olarak belirlenmiştir. Münhal kadrolar Bakanlıkça her yıl Mayıs ayında ilan edilmekte, işçi talepte bulunabilmektedir.

Üçüncü fıkrada çok önemli bir ifade yer almaktadır: “İstihdam şekline bakılmaksızın aynı unvanlı kadroda çalışan işçilerin kendi aralarında anlaşmak ve işveren vekilinin rızasını almak kaydıyla işyerlerini değiştirebileceği” belirtilmiştir. Buradaki “istihdam şekline bakılmaksızın” ifadesi, İŞKUR girişlilerin de bu haktan yararlanabileceğini açıkça göstermektedir.

Ancak tayin hakkı kesin bir hak olarak düzenlenmemiştir. İller arası işyeri değişikliği için üç temel şart bulunmaktadır:

  • Boş sürekli işçi kadrosu olması
  • Standart uygunluğu (Kadro Standartları Yönergesi)
  • İşçinin bulunduğu ilde fiilen 2 yıl çalışmış olması

Karşılıklı yer değiştirme (becayiş) için de işveren vekilinin rızası şarttır. İşçiler kendi aralarında anlaşsa bile, işverenin onayı olmadan tayin gerçekleşmemektedir.

Özel mazeretlerde dönem ve süre şartı aranmamaktadır. Bu mazeretler şunlardır:

  • Sağlık mazereti
  • Can güvenliği
  • 6284 sayılı Kanun kapsamındaki durumlar
  • Engellilik
  • Eş durumu (aile birliği)

Ancak bu durumlarda da boş kadro ve standart uygunluğu şartı devam etmektedir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sözleşmesi

Kaynak: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı – Öz Sağlık-İş Sözleşmesi, Madde 17 – İş ve İşyeri Değişikliği

Aile Bakanlığı sözleşmesinde tayin hakkı daha sınırlıdır.

Sözleşmenin altıncı fıkrasında, ilgili mevzuatında yer değişikliği kısıtlaması bulunmayan işçinin iş yeri değişikliğinin, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar kapsamında standart ve boş kadro imkanları dahilinde gerçekleştirilebileceği belirtilmiştir.

İller arası atama dönemi her yıl 1 Nisan – 30 Haziran tarihleri arasıdır. Başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılmakta, nihai değerlendirme kadro durumu, personel ve hizmet ihtiyacı kapsamında yapılmaktadır.

⚠️ Çok Önemli Kısıtlamalar:

Aile Bakanlığı’nın 2024 yılı atama dönemi duyurusuna göre:

  • 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler (696’lılar) eş durumu mazereti ile atama talep edememektedir.
  • Karşılıklı yer değiştirmede istihdam türünün aynı olması gerekmektedir. Yani sürekli işçi (696) ile sürekli işçi (İŞKUR) iller arası karşılıklı yer değişikliği talep edememektedir.

OMÜ Sözleşmesi

Kaynak: OMÜ – Türkiye Sağlık-İş Sözleşmesi, Madde 7 – İşçilik Hakkının Korunması, Görev Bölümü, İş ve İşyeri Değişikliği

OMÜ sözleşmesinde tayin hakkı oldukça sınırlıdır.

Sözleşmede, hastalığı dolayısıyla işi ve işyerinin değiştirilmesi zorunluluğu sağlık kurulu raporuyla sabit olanların, il içinde işi ve işyeri değiştirilebileceği belirtilmiştir.

İller arası tayin veya kapsamlı bir işyeri değişikliği düzenlemesi OMÜ sözleşmesinde bulunmamaktadır. Bu nedenle OMÜ’de çalışan İŞKUR girişli işçilerin tayin hakkı oldukça kısıtlıdır ve genel mevzuat hükümlerine tabidir.

5620 Sayılı Kanun Ek Madde 2: Engelli Tayin Hakkı

Kaynak: 5620 Sayılı Kanun Ek Madde 2, Kamu Denetçiliği Kurumu Kararları

5620 sayılı Kanun’un Ek 2. maddesine göre, kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilmektedir.

Bu kapsamdaki talepler, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanmaktadır. Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilemez.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (Ombudsmanlık) bir kararında, engelli işçinin tayin talebinin “il bazında çalıştırılması gereken engelli işçi açığı oluşacağı” gerekçesiyle reddedilmesi değerlendirilmiştir. Kurum, engelli işçi açığı gerekçesini hukuka uygun bulmuştur. Bu durum, tayin hakkının kesin olmadığını, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirildiğini göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin Tarihi Kararı

Kaynak: Anayasa Mahkemesi Kararı, Resmî Gazete, 9 Mart 2026

9 Mart 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi (AYM), 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23. maddenin beşinci fıkrasında yer alan “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” ifadesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.

Kararın gerekçesinde AYM, şu önemli tespitlere yer vermiştir:

  • Anayasa’nın 49. maddesi uyarınca devletin çalışanların korunması ve iş sözleşmesinin zayıf tarafı olan işçinin korunmasına yönelik düzenlemeler yapma yükümlülüğü bulunmaktadır.
  • İşçilerin yer değişikliği taleplerini gerektirecek belirli nedenler (aile birliği, sağlık vb.) ortaya çıkabileceği gibi, işverenlerin iş hukuku bağlamında sahip oldukları yönetim yetkisi kapsamında bu talepleri değerlendirmesi gerektiği vurgulanmıştır.
  • İş ve kadro durumunun imkan tanıması durumunda işçinin makul görülebilecek nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin işverence karşılanması gerektiği belirtilmiştir.
  • Tayin yasağının mahkemelerin denetimine imkan tanımadığı ve bunun Anayasa’ya aykırı olduğu hüküm altına alınmıştır.

⚠️ Önemli Uyarı: Bu karar, 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen işçiler için getirilen tayin ve nakil taleplerinin kategorik biçimde reddedilmesinin önündeki yasal dayanağı ortadan kaldırmıştır. Ancak karar, 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. Kararın uygulanmaya başlaması için bu sürenin tamamlanması gerekmektedir.

Tayin Taleplerinin Değerlendirilmesi ve İdarenin Takdir Yetkisi

Kaynak: 5620 Sayılı Kanun Ek Madde 2, Kamu Denetçiliği Kurumu Kararları, AYM Kararı

Tayin talepleri, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Talepler, kurumun kadro imkânları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanmaktadır.

İdarenin ret kararı keyfi olamaz. Gerekçesiz ret hukuka aykırıdır. Bu süreçte önce idareye itirazda bulunulabilir ya da ret kararının tebliğinden itibaren 60 günlük süre içerisinde doğrudan iptal davası açılabilir.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun bir başka kararında, eğitim mazereti nedeniyle nakil talebinde bulunan 696’lı işçinin talebi değerlendirilmiştir. Kurum, Anayasa’nın eğitim hakkına ilişkin hükümleri ve Toplu İş Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde başvuranın eğitim hakkı kapsamında nakil talebinin kadro imkânları ve ihtiyaçlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

Üç Sözleşmenin Karşılaştırmalı Değerlendirmesi

Sağlık Bakanlığı sözleşmesi, tayin hakkını en kapsamlı şekilde düzenleyen sözleşmedir. İŞKUR girişliler için karşılıklı yer değiştirme imkanı açıkça tanınmış, özel mazeretlerde dönem şartı aranmamıştır. Ancak tüm tayin türlerinde boş kadro ve standart uygunluğu şartı devam etmektedir.

Aile Bakanlığı sözleşmesi daha sınırlıdır. İller arası atama dönemi belirlenmiş, ancak 696’lılar için eş durumu tayini yasaktır. Karşılıklı yer değiştirmede istihdam türünün aynı olması şartı, İŞKUR girişliler ile 696’lılar arasında becayiş yapılamayacağı anlamına gelmektedir.

OMÜ sözleşmesi en sınırlı olandır. Kapsamlı bir tayin düzenlemesi bulunmamakta, sadece sağlık mazereti ile il içi değişiklik öngörülmektedir. İller arası tayin için genel mevzuata tabidir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Tayin hakkı, İŞKUR girişliler için kesin ve mutlak bir hak değildir. Tayin hakkı, aşağıdaki şartlara bağlı olarak değerlendirilmektedir:

Birinci şart: Talep edilen yerde boş sürekli işçi kadrosunun bulunması

İkinci şart: Kadro standartlarının uygun olması

Üçüncü şart: İşçinin bulunduğu ilde fiilen 2 yıl çalışmış olması (özel mazeretler hariç)

Dördüncü şart: Karşılıklı yer değiştirmede işveren vekilinin rızası

Beşinci şart: 696’lılar için eş durumu tayini yasağı gibi özel kısıtlamaların bulunmaması

Anayasa Mahkemesi’nin 9 Mart 2026 tarihli kararı, tayin yasağının önündeki en büyük engeli kaldırmıştır. Artık idareler, tayin taleplerini “çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde” ifadesine dayanarak kategorik olarak reddedemeyecektir. Ancak kararın 9 ay sonra yürürlüğe girecek olması, bu hakkın hemen kullanılamayacağı anlamına gelmektedir.

Ayrıca, tayin hakkı hala idarenin takdir yetkisi çerçevesindedir. İdare, boş kadro bulunmaması, standart uygunluğu, hizmet ihtiyacı gibi gerekçelerle talepleri reddedebilecektir. Ancak bu ret gerekçelerinin keyfi olmaması, somut ve objektif verilere dayanması gerekmektedir.

Tayin talebi reddedilen işçilerin, idari yargıya başvurma ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na şikayette bulunma hakları her zaman saklıdır.


Yorum Yap

Kullanıcı Yorumları

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu sen yaparak tartışmayı başlatabilirsin!