İşçilerin en çok merak ettiği konulardan biri de hastalık raporu almaları durumunda işten çıkarılıp çıkarılamayacaklarıdır. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde bu sorunun cevabı, raporun süresine, işçinin kıdemine, hastalığın niteliğine ve rapor alma sıklığına göre değişmektedir. İşte hastalık raporu ve işten çıkarılma konusunda bilinmesi gereken tüm detaylar.
Raporlu işçi işten çıkarılabilir mi?
Hastalık raporu alan işçinin işten çıkarılması, doğrudan rapor aldığı için değil, rapor süresinin belirli bir sınırı aşması durumunda mümkün olabilmektedir . Yani işçinin raporlu olması tek başına bir fesih sebebi değildir; önemli olan raporlu geçen sürenin uzunluğu ve hastalığın niteliğidir.
İş Kanunu'nda işçinin sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini fesih halleri 24/I maddesinde düzenlenirken, işverenin iş sözleşmesini sağlık sebepleri ile feshi halleri ise 25/I maddesinde düzenlenmiştir .
İşverenin sağlık sebepleriyle fesih hakkı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin I numaralı bendi, işverene sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı tanımaktadır . Bu madde kapsamında üç farklı durum düzenlenmiştir:
1. İşçinin kendi kusuruyla hastalanması veya engelli duruma düşmesi
İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi halinde işveren iş akdini bildirimsiz olarak feshedebilecektir .
Yargıtay kararları uyarınca, çalışan hastalık veya sakatlığa yol açan olayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Çalışanın derli toplu olmayan yaşantısı ile içkiye düşkünlüğü de başlı başına fesih nedeni olmayıp, bu durumların, çalışanı hastalığa veya sakatlığa yöneltmesi ve buna bağlı olarak belirtilen devamsızlığın gerçekleşmesi gerekir .
2. İşçinin tedavi edilemeyecek ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunan hastalığa yakalanması
İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda, işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı bulunmaktadır . Bu durumda işçinin kusuru aranmamaktadır .
Yargıtay tarafından, tam teşekküllü Sağlık Kurumu tarafından bu konuda uzman raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir . Öte yandan, Yargıtay tarafından, bu durumun sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde dahi işveren tarafından kişinin çalışabileceği başkaca bölüm yahut pozisyon olup olmadığının da değerlendirilmek suretiyle, çalışanın iş akdinin feshinin bundan sonra düşünülmesi gerektiği kabul edilmektedir .
3. İşçinin kusuru bulunmaksızın hastalık veya kazaya uğraması, gebelik ve doğum nedeniyle devamsızlık
İşçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı, belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar .
Doğum ve gebelik hallerinde bu süre, 74. maddedeki (doğum izni) sürenin bitiminde başlar.
İhbar süreleri nelerdir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih bildirim süreleri şu şekildedir:
- İşi 6 aydan az sürmüş işçi için: 2 hafta
- İşi 6 aydan 1,5 yıla kadar sürmüş işçi için: 4 hafta
- İşi 1,5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş işçi için: 6 hafta
- İşi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için: 8 hafta
Bu süreler, işverenin hastalık nedeniyle fesih hakkının doğması için temel oluşturmaktadır.
Örneklerle açıklama
Örnek 1: Bir işyerinde 1 yıldır çalışan işçi, rahatsızlığı nedeniyle 80 gün rapor almıştır.
- İşçinin ihbar süresi: 4 hafta (28 gün)
- 4 hafta + 6 hafta = 10 hafta (70 gün)
- İşveren, 70. günden sonra işçiyi işten çıkarabilir.
Örnek 2: 5 yıldır çalışan işçi için
- İşçinin ihbar süresi: 8 hafta (56 gün)
- 8 hafta + 6 hafta = 14 hafta (98 gün)
- İşçi 100 gün rapor alırsa, 98. günden sonra işveren tarafından işten çıkarılabilir.
Sık sık rapor alan işçi durumu
Tek seferde uzun süreli rapor almak yerine, sık sık kısa süreli rapor alan işçiler için farklı bir durum söz konusudur. İş Kanunu'nun 18. maddesi gerekçesinde işçinin sık sık hastalanması geçerli fesih nedeni olarak sayılmıştır . Bu nedenle, işçinin sık sık hastalanması iş görme ediminin yerine getirilmesini devamlı olarak olumsuz etkiliyorsa işveren geçerli olarak süreli fesih hakkını kullanabilir .
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2018 tarihli kararında, "Davacının sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez" denilerek, sık sık rapor alan işçinin davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmiştir .
Ancak bu durumda dahi, raporların gerçek olup olmadığı, işçinin gerçekten hasta olup olmadığı önem taşımaktadır. Hasta olmadığı halde rapor alarak işe gelmeyen işçinin durumu ise ayrıca değerlendirilmektedir .
Raporlu işçinin savunması alınır mı?
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/9 E. ve 2018/10 K. sayılı kararında, işçinin sağlık nedenleriyle bekleme süresini aşan işe devamsızlığının bildirim süresine eklenecek altı haftayı aşması halinde, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle derhal feshinde işçinin savunmasının alınmasının gerekmediğine hükmedilmiştir .
Karar gerekçesinde, sağlık nedeniyle devamsızlık halinde işçinin savunmasının alınmasıyla ulaşılabilecek bir amacın olmadığı, işçinin sağlık raporundan devamsızlığın gerisinde yatan nedenin anlaşıldığı belirtilmiştir .
İşçinin sağlık sorunları nedeniyle kendi fesih hakkı
Hastalık raporu konusunda sadece işverenin değil, işçinin de hakları bulunmaktadır. İş Kanunu'nun 24. maddesinin I numaralı bendine göre işçi, sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir . Bu durum iki halde mümkündür:
a) İşin işçinin sağlığı için tehlikeli olması: İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir .
b) Bulaşıcı hastalık durumu: İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren veya başka bir işçinin bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması halinde işçi iş akdini feshedebilir .
İşçinin bu hakkını kullanabilmesi için, işin sağlığına tehdit oluşturduğunu tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış heyet raporu ile ispat etmesi gerekmektedir . Yargıtay, tek doktor raporunu yeterli görmemekte, heyet raporu aramaktadır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli kararında, işçinin çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerinden heyet raporu alınması gerektiği vurgulanmıştır .
Raporlu işçi işten çıkarılırsa tazminat hakkı
Raporlu işçinin çalışma süresi bir yıl ve üzerinde ise, rapor sebebiyle işten çıkarıldığında kıdem tazminatına hak kazanır. Raporlu olduğu süre de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.
Ancak bu şekilde yapılan fesihlerde, usulüne uygun hareket edilmişse ihbar tazminatı ödenmez.
İşçinin sağlık sorunları nedeniyle kendi feshinde de, feshin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır .
Yargıtay kararları
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli 2016/29903 Esas 2020/2152 Karar Numaralı İlamında: "İş Kanununun 24/1 maddesinde öngörülen unsurlar işyerinin özellikleri, davacının çalışma koşulları, yaptığı işi, yaşı ve hizmet süresi bir bütün halinde dikkate alınıp davacının çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerinden heyet raporu alınmalıdır" denilmiştir .
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2018 tarihli 2018/1756 E. 2018/19995 K. sayılı kararında: "Davacının haklı neden niteliğinde olmayan ancak sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak rapor alan davacının davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmelidir" denilmiştir .
İlgili kanun ve mevzuatlar
4857 sayılı İş Kanunu
- Madde 17: Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih bildirim süreleri (ihbar süreleri)
- Madde 18: İş güvencesi, geçerli fesih nedenleri, sık sık rapor alma durumu
- Madde 19: Fesih usulü, savunma hakkı
- Madde 24/I: İşçinin sağlık sebepleriyle haklı nedenle derhal fesih hakkı
- Madde 25/I: İşverenin sağlık sebepleriyle haklı nedenle derhal fesih hakkı
- Madde 25/I-a: İşçinin kusuruyla hastalanması halinde fesih
- Madde 25/I-b: Tedavisi mümkün olmayan hastalık halinde fesih, hastalık ve kaza nedeniyle devamsızlıkta fesih süresi
- Madde 74: Analık halinde çalışma ve süt izni (doğum ve gebelik hallerinde fesih süresinin başlangıcı)
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
- İşveren tarafından tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağı hükmü
Sık sorulan sorular
Soru: Rapor aldığım için işten çıkarılabilir miyim?
Cevap: Doğrudan rapor aldığınız için işten çıkarılamazsınız. Ancak raporlu olduğunuz süre, kıdeminize göre belirlenen ihbar süresine 6 hafta eklenerek bulunan süreyi aşarsa işveren tarafından işten çıkarılabilirsiniz. Ayrıca işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması halinde de fesih mümkündür .
Soru: Sürekli rapor alıyorum, bu işten çıkarılma sebebi mi?
Cevap: Sık sık rapor almanız iş akışını bozuyorsa, bu durum geçerli fesih sebebi oluşturabilir. Yargıtay kararlarına göre işverenin sık sık rapor alan işçinin bu davranışına katlanması beklenemez .
Soru: Raporlu olduğum süre kıdem tazminatı hesabına dahil edilir mi?
Cevap: Evet, raporlu olduğunuz süreler kıdem tazminatı hesabında çalışılmış gibi sayılır.
Soru: Raporlu olduğum için işten çıkarılırsam tazminat alabilir miyim?
Cevap: En az bir yıllık kıdeminiz varsa kıdem tazminatı almaya hak kazanırsınız. Ancak usulüne uygun yapılan fesihlerde ihbar tazminatı ödenmez.
Soru: İşe girerken sağlık raporu zorunlu mu?
Cevap: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılmaları yasaktır .
Hastalık raporu, tek başına işten çıkarılma sebebi değildir. Ancak raporlu geçen sürenin, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresine altı hafta eklenerek bulunan süreyi aşması durumunda işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilebilir. Ayrıca sık sık rapor alarak iş akışını bozan işçilerin durumu da geçerli fesih sebebi olarak değerlendirilebilmektedir.
İşçilerin bu konuda hak kaybına uğramamak için rapor sürelerini takip etmeleri, raporlu oldukları dönemlerde işverenleriyle iletişimde kalmaları ve haklarını bilmeleri önemlidir.
İşçilerin en çok merak ettiği konulardan biri de hastalık raporu almaları durumunda işten çıkarılıp çıkarılamayacaklarıdır. 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde bu sorunun cevabı, raporun süresine, işçinin kıdemine, hastalığın niteliğine ve rapor alma sıklığına göre değişmektedir. İşte hastalık raporu ve işten çıkarılma konusunda bilinmesi gereken tüm detaylar.Raporlu işçi işten çıkarılabilir mi?Hastalık raporu alan işçinin işten çıkarılması, doğrudan rapor aldığı için değil, rapor süresinin belirli bir sınırı aşması durumunda mümkün olabilmektedir . Yani işçinin raporlu olması tek başına bir fesih sebebi değildir; önemli olan raporlu geçen sürenin uzunluğu ve hastalığın niteliğidir.İş Kanunu'nda işçinin sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini fesih halleri 24/I maddesinde düzenlenirken, işverenin iş sözleşmesini sağlık sebepleri ile feshi halleri ise 25/I maddesinde düzenlenmiştir .İşverenin sağlık sebepleriyle fesih hakkı4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin I numaralı bendi, işverene sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı tanımaktadır . Bu madde kapsamında üç farklı durum düzenlenmiştir:1. İşçinin kendi kusuruyla hastalanması veya engelli duruma düşmesiİşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi halinde işveren iş akdini bildirimsiz olarak feshedebilecektir .Yargıtay kararları uyarınca, çalışan hastalık veya sakatlığa yol açan olayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Çalışanın derli toplu olmayan yaşantısı ile içkiye düşkünlüğü de başlı başına fesih nedeni olmayıp, bu durumların, çalışanı hastalığa veya sakatlığa yöneltmesi ve buna bağlı olarak belirtilen devamsızlığın gerçekleşmesi gerekir .2. İşçinin tedavi edilemeyecek ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunan hastalığa yakalanmasıİşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda, işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı bulunmaktadır . Bu durumda işçinin kusuru aranmamaktadır .Yargıtay tarafından, tam teşekküllü Sağlık Kurumu tarafından bu konuda uzman raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir . Öte yandan, Yargıtay tarafından, bu durumun sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi halinde dahi işveren tarafından kişinin çalışabileceği başkaca bölüm yahut pozisyon olup olmadığının da değerlendirilmek suretiyle, çalışanın iş akdinin feshinin bundan sonra düşünülmesi gerektiği kabul edilmektedir .3. İşçinin kusuru bulunmaksızın hastalık veya kazaya uğraması, gebelik ve doğum nedeniyle devamsızlıkİşçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı, belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar .Doğum ve gebelik hallerinde bu süre, 74. maddedeki (doğum izni) sürenin bitiminde başlar.İhbar süreleri nelerdir?4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih bildirim süreleri şu şekildedir:İşi 6 aydan az sürmüş işçi için: 2 haftaİşi 6 aydan 1,5 yıla kadar sürmüş işçi için: 4 haftaİşi 1,5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş işçi için: 6 haftaİşi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için: 8 haftaBu süreler, işverenin hastalık nedeniyle fesih hakkının doğması için temel oluşturmaktadır.Örneklerle açıklamaÖrnek 1: Bir işyerinde 1 yıldır çalışan işçi, rahatsızlığı nedeniyle 80 gün rapor almıştır.İşçinin ihbar süresi: 4 hafta (28 gün)4 hafta + 6 hafta = 10 hafta (70 gün)İşveren, 70. günden sonra işçiyi işten çıkarabilir.Örnek 2: 5 yıldır çalışan işçi içinİşçinin ihbar süresi: 8 hafta (56 gün)8 hafta + 6 hafta = 14 hafta (98 gün)İşçi 100 gün rapor alırsa, 98. günden sonra işveren tarafından işten çıkarılabilir.Sık sık rapor alan işçi durumuTek seferde uzun süreli rapor almak yerine, sık sık kısa süreli rapor alan işçiler için farklı bir durum söz konusudur. İş Kanunu'nun 18. maddesi gerekçesinde işçinin sık sık hastalanması geçerli fesih nedeni olarak sayılmıştır . Bu nedenle, işçinin sık sık hastalanması iş görme ediminin yerine getirilmesini devamlı olarak olumsuz etkiliyorsa işveren geçerli olarak süreli fesih hakkını kullanabilir .Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2018 tarihli kararında, "Davacının sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez" denilerek, sık sık rapor alan işçinin davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmiştir .Ancak bu durumda dahi, raporların gerçek olup olmadığı, işçinin gerçekten hasta olup olmadığı önem taşımaktadır. Hasta olmadığı halde rapor alarak işe gelmeyen işçinin durumu ise ayrıca değerlendirilmektedir .Raporlu işçinin savunması alınır mı?Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/9 E. ve 2018/10 K. sayılı kararında, işçinin sağlık nedenleriyle bekleme süresini aşan işe devamsızlığının bildirim süresine eklenecek altı haftayı aşması halinde, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle derhal feshinde işçinin savunmasının alınmasının gerekmediğine hükmedilmiştir .Karar gerekçesinde, sağlık nedeniyle devamsızlık halinde işçinin savunmasının alınmasıyla ulaşılabilecek bir amacın olmadığı, işçinin sağlık raporundan devamsızlığın gerisinde yatan nedenin anlaşıldığı belirtilmiştir .İşçinin sağlık sorunları nedeniyle kendi fesih hakkıHastalık raporu konusunda sadece işverenin değil, işçinin de hakları bulunmaktadır. İş Kanunu'nun 24. maddesinin I numaralı bendine göre işçi, sağlık sebepleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir . Bu durum iki halde mümkündür:a) İşin işçinin sağlığı için tehlikeli olması: İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir .b) Bulaşıcı hastalık durumu: İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren veya başka bir işçinin bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması halinde işçi iş akdini feshedebilir .İşçinin bu hakkını kullanabilmesi için, işin sağlığına tehdit oluşturduğunu tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınmış heyet raporu ile ispat etmesi gerekmektedir . Yargıtay, tek doktor raporunu yeterli görmemekte, heyet raporu aramaktadır.Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli kararında, işçinin çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerinden heyet raporu alınması gerektiği vurgulanmıştır .Raporlu işçi işten çıkarılırsa tazminat hakkıRaporlu işçinin çalışma süresi bir yıl ve üzerinde ise, rapor sebebiyle işten çıkarıldığında kıdem tazminatına hak kazanır. Raporlu olduğu süre de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır.Ancak bu şekilde yapılan fesihlerde, usulüne uygun hareket edilmişse ihbar tazminatı ödenmez.İşçinin sağlık sorunları nedeniyle kendi feshinde de, feshin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanır .Yargıtay kararlarıYargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli 2016/29903 Esas 2020/2152 Karar Numaralı İlamında: "İş Kanununun 24/1 maddesinde öngörülen unsurlar işyerinin özellikleri, davacının çalışma koşulları, yaptığı işi, yaşı ve hizmet süresi bir bütün halinde dikkate alınıp davacının çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya Üniversite Hastanelerinden heyet raporu alınmalıdır" denilmiştir .Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.11.2018 tarihli 2018/1756 E. 2018/19995 K. sayılı kararında: "Davacının haklı neden niteliğinde olmayan ancak sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak rapor alan davacının davranışının fesih için geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmelidir" denilmiştir .İlgili kanun ve mevzuatlar4857 sayılı İş KanunuMadde 17: Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih bildirim süreleri (ihbar süreleri)Madde 18: İş güvencesi, geçerli fesih nedenleri, sık sık rapor alma durumuMadde 19: Fesih usulü, savunma hakkıMadde 24/I: İşçinin sağlık sebepleriyle haklı nedenle derhal fesih hakkıMadde 25/I: İşverenin sağlık sebepleriyle haklı nedenle derhal fesih hakkıMadde 25/I-a: İşçinin kusuruyla hastalanması halinde fesihMadde 25/I-b: Tedavisi mümkün olmayan hastalık halinde fesih, hastalık ve kaza nedeniyle devamsızlıkta fesih süresiMadde 74: Analık halinde çalışma ve süt izni (doğum ve gebelik hallerinde fesih süresinin başlangıcı)6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunuİşveren tarafından tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamayacağı hükmü Sık sorulan sorularSoru: Rapor aldığım için işten çıkarılabilir miyim?Cevap: Doğrudan rapor aldığınız için işten çıkarılamazsınız. Ancak raporlu olduğunuz süre, kıdeminize göre belirlenen ihbar süresine 6 hafta eklenerek bulunan süreyi aşarsa işveren tarafından işten çıkarılabilirsiniz. Ayrıca işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması halinde de fesih mümkündür .Soru: Sürekli rapor alıyorum, bu işten çıkarılma sebebi mi?Cevap: Sık sık rapor almanız iş akışını bozuyorsa, bu durum geçerli fesih sebebi oluşturabilir. Yargıtay kararlarına göre işverenin sık sık rapor alan işçinin bu davranışına katlanması beklenemez .Soru: Raporlu olduğum süre kıdem tazminatı hesabına dahil edilir mi?Cevap: Evet, raporlu olduğunuz süreler kıdem tazminatı hesabında çalışılmış gibi sayılır.Soru: Raporlu olduğum için işten çıkarılırsam tazminat alabilir miyim?Cevap: En az bir yıllık kıdeminiz varsa kıdem tazminatı almaya hak kazanırsınız. Ancak usulüne uygun yapılan fesihlerde ihbar tazminatı ödenmez.Soru: İşe girerken sağlık raporu zorunlu mu?Cevap: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılmaları yasaktır .Hastalık raporu, tek başına işten çıkarılma sebebi değildir. Ancak raporlu geçen sürenin, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar süresine altı hafta eklenerek bulunan süreyi aşması durumunda işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilebilir. Ayrıca sık sık rapor alarak iş akışını bozan işçilerin durumu da geçerli fesih sebebi olarak değerlendirilebilmektedir.İşçilerin bu konuda hak kaybına uğramamak için rapor sürelerini takip etmeleri, raporlu oldukları dönemlerde işverenleriyle iletişimde kalmaları ve haklarını bilmeleri önemlidir.
Yorum Yap
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın
Giriş Yap