Hayır, özel güvenlik görevlileri kural olarak görev alanı dışında herhangi bir yetki kullanamaz ve şüpheliye müdahale edemez. Ancak bu kuralın, herkes için geçerli olan genel hukuk hükümleri kapsamında değerlendirilen bazı istisnai durumları bulunmaktadır. Bu istisnalar, özel güvenlik görevlisi sıfatından değil, her vatandaşa tanınan yasal haklardan kaynaklanmaktadır.
Temel Kural: Yetkiler Görev Alanı ile Sınırlıdır
Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 7. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu yetkilerin kullanılabilmesi için üç temel şartın bir arada bulunması zorunludur.
Görev alanı içinde olmak: Özel güvenlik görevlisinin çalıştığı ve Valilik makamından izin alınan yerle sınırlıdır. Görev alanı, şirketin sözleşmesinde belirtilen ve valilik tarafından onaylanan alanı ifade eder.
Görev süresi içinde olmak: Mesai saatleri içinde bulunmak ve fiilen görev başında olmak gereklidir. Görev saatleri dışında üniforma ile dolaşmak dahi yasakken, yetki kullanmak kesinlikle mümkün değildir.
Kimlik kartı takılı olmak: Kimlik kartının yakada herkes tarafından görülebilecek şekilde takılı olması zorunludur. Bu üç şart aynı anda gerçekleşmeden özel güvenlik görevlisi, kanunda kendisine özel olarak tanınan yetkileri kullanamaz.
Görev Alanı Dışında Kullanılamayacak Yetkiler
Özel güvenlik görevlileri, görev alanı dışında aşağıdaki yetkilerini kesinlikle kullanamaz. Bu yetkiler sadece ve sadece görev alanı içinde geçerlidir.
Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme yetkisi görev alanı dışında yoktur. Üst ve eşya araması (X-ray, dedektör ile) yapma yetkisi sadece görev alanı içinde geçerlidir. Kimlik sorma yetkisi dahi görev alanı dışında kullanılamaz. Haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama yetkisi de görev alanı dışında geçersizdir. Olay yerini ve delilleri koruma görevi de görev alanı dışını kapsamaz.
İstisnai Durumlar: Herkes İçin Geçerli Olan Yetkiler
Özel güvenlik görevlileri, görev alanı dışında da olsa, şartları oluştuğu takdirde herkes tarafından kullanılabilecek yetkileri kullanabilir. Bu yetkiler, özel güvenlik görevlisi sıfatından değil, her vatandaşın sahip olduğu yasal haklardan kaynaklanmaktadır.
Suçüstü Halinde Yakalama Yetkisi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesine göre, aşağıdaki hallerde herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir. Kişiye suçu işlerken rastlanması halinde suçüstü hali oluşur. Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması durumunda da yakalama yapılabilir. Hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması da yakalama için yeterli sebeptir.
Suçüstü hali sadece kişiye suçu işlerken rastlama olarak değerlendirilmemelidir. Suçu işledikten hemen sonra veya suçun pek az önce işlendiğini gösteren eşya ve delillerle yakalanan kişi de suçüstü kapsamında değerlendirilir. Bu yetki kapsamında, bir özel güvenlik görevlisi görev alanı dışında bir suçüstü haline tanık olursa, her vatandaş gibi şüpheliyi yakalayabilir ve derhal genel kolluk kuvvetlerine teslim etmelidir.
Meşru Savunma ve Zorunluluk Hali
Türk Ceza Kanunu'nun 24 ve 25. maddeleri kapsamında, meşru savunma ve zorunluluk hali durumlarında herkes zor kullanma yetkisine sahiptir.
Meşru savunma, kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşmesi veya tekrarı muhtemel olan haksız bir saldırıyı o anda defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmeyeceğini düzenler.
Zorunluluk hali ise gerekli olan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmamış olmasına rağmen, kendisinin veya başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı hakkında ağır ve muhakkak bir tehlikeden korunmak için zorunlu olarak yapılan fiilleri kapsar.
Zilyetliğin Korunması Yetkisi
Türk Medeni Kanunu'nun 981. maddesine göre, zilyet (mal üzerinde fiili hakimiyeti olan kişi), her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir.
Bu madde kapsamında özel güvenlik görevlisi, koruduğu kişi veya kurumların mallarına yapılan bir saldırıyı defetmek amacıyla orantılı olacak şekilde zor kullanabilir veya faili kovalayabilir. Bu kovalama esnasında görev alanı dışına dahi çıkmış olsa bu yetkisini kaybetmeyecektir.
Örnek olarak bir siteye hırsızlık için giren kişi, aldığı eşyalarla site dışına kaçmış olsa bile, sitenin özel güvenlik görevlisi tarafından kovalanarak yakalanması ve zor kullanılarak eşyanın geri alınması mümkündür.
Görev Alanı Sayılan Güzergahlar
Bazı durumlarda, fiilen görev alanı dışında olunsa bile hukuken görev alanı sayılan haller bulunmaktadır.
Para ve değerli eşya nakli sırasında izlenen güzergah boyu görev alanı sayılır. Kişi koruma görevi sırasında takip edilen güzergah da aynı şekilde değerlendirilir. Cenaze törenleri nedeniyle kullanılan güzergah da görev alanı kapsamındadır. Korunan alana yapılan bir saldırı sonrası tedbir amaçlı olarak dışarıda bulunma durumu da görev alanından sayılır.
Bu durumlarda güzergah boyu görev alanı sayıldığı için, özel güvenlik görevlisi yetkilerini kullanmaya devam edebilir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Orantılılık İlkesi
Özel güvenlik görevlileri, istisnai durumlarda dahi olsa zor kullanırken orantılılık ilkesine uymak zorundadır. Kullanılan güç, karşılaşılan tehdit ile orantılı olmalı, aşırıya kaçılmamalıdır. Bir hırsızı yakalamak için ateşli silah kullanmak, hayati tehdit olmadıkça orantısız güç kullanımı olacaktır.
Derhal Bildirim Yükümlülüğü
Görev alanı dışında yapılan bir yakalama veya müdahale sonrasında, durum derhal genel kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) bildirilmelidir. Yakalanan kişi en kısa sürede kolluğa teslim edilmelidir. Bu bildirim yapılmazsa, kişi hukuka aykırı olarak özgürlüğünden yoksun bırakma suçunu işlemiş olabilir.
İhbar Yükümlülüğü
Özel güvenlik görevlileri, görev alanları dışında bir suç işlendiğini öğrenseler bile, her vatandaş gibi bu durumu yetkili makamlara bildirme yükümlülüğü altındadır. Suçu bildirmemek, suç tipine göre cezai sorumluluk doğurabilir.
Özel Güvenlik Görevlilerinin Kaçınması Gereken Davranışlar
Görev alanı dışında özel güvenlik görevlilerinin kesinlikle yapmaması gereken bazı davranışlar bulunmaktadır.
Üniforma ile görev alanı dışında bulunmak ve kendini hâlâ yetkili hissetmek büyük bir hatadır. Görev alanı dışında kimlik sormak, arama yapmak veya herhangi bir şekilde yetki kullanmaya çalışmak suç teşkil edebilir. Kendini polis veya kolluk kuvveti yerine koymak, resmi sıfat takınma suçunu oluşturabilir. Görev alanı dışında müdahale ederken özel güvenlik kimliğini öne çıkarmak, yetki aşımı olarak değerlendirilebilir.
Yargı Kararları ve Güncel Uygulamalar
Yargıtay kararlarında, özel güvenlik görevlilerinin görev alanı dışındaki müdahaleleri genellikle her vatandaşın sahip olduğu yetkiler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Suçüstü hali veya meşru savunma dışında yapılan müdahaleler hukuka aykırı bulunmaktadır.
Bir Yargıtay kararında, görev alanı dışında bir kişiyi yakalamaya çalışan ve bu sırada zor kullanan özel güvenlik görevlisinin eylemi, "yetkili olmadığı halde kişiyi yakalama" suçu kapsamında değerlendirilmiştir.
Özel güvenlik görevlisi, kural olarak görev alanı dışındaki bir şüpheliye müdahale edemez. Ancak aşağıdaki istisnai durumlarda müdahale edebilir.
Suçüstü hali durumunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 90. maddesine göre herkesin yakalama yetkisi vardır. Meşru savunma halinde Türk Ceza Kanunu'nun 24-25. maddeleri kapsamında kendini veya başkasını savunma hakkı bulunur. Zilyetliğin korunması kapsamında Türk Medeni Kanunu'nun 981. maddesine göre mal varlığını koruma ve kovalama yetkisi vardır. Özel güzergahlarda para nakli, kişi koruma, cenaze töreni gibi durumlarda güzergah boyu görev alanı sayılır.
Bu istisnai durumlarda kullanılan yetkiler, özel güvenlik görevlisi sıfatından değil, her vatandaşa tanınan genel hukuk hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Önemli bir uyarı olarak, görev alanı dışında yapılan müdahalelerde kişinin özel güvenlik görevlisi olması ek bir yetki vermez, aksine dikkatli olması gereken bir durumdur. Yapılacak müdahalenin hukuka uygunluğu, her vatandaş için geçerli olan şartlara göre değerlendirilecektir. Yetki aşımı durumunda, özel güvenlik görevlisi hakkında adli ve idari soruşturma başlatılabilir, hatta tazminat davalarıyla karşılaşabilir.
Not: Bu bilgiler, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Somut bir olayda nasıl hareket edileceği konusunda tereddüt yaşanması halinde, bağlı bulunulan amirlerden veya hukuki danışmanlardan destek alınması önerilir.



Yorum Yap
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın
Giriş Yap