Türkiye’deki kamu işçileri, son yıllarda artan ekonomik kriz ve enflasyon karşısında ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Hem özel sektörde hem de kamuda çalışan işçiler, yetersiz maaşlar ve düşük sosyal haklar nedeniyle güçlükler çekiyor. Bu süreçte, işçilerin hak ve menfaatlerini savunmakla yükümlü olan sendikalar ve konfederasyonların, bu sorunları çözmede yetersiz kaldığı bir gerçek. İşçilerin taleplerine duyarsız kalınması, sendikaların güvenilirliğini zedelemekte ve işçi hakları konusunda daha güçlü adımlar atılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Sendika Aidatları ve Vergi Yükü Artarken, Eşel Mobil Sistemi Unutuluyor
Son yıllarda, sendikaların işçilerin haklarını savunma adına yeterince etkin olamadığı görülmektedir. Üyelerinden yüksek aidatlar toplayan sendikalar, bu paraları etkili bir şekilde kullanamayınca işçilerin ekonomik zorlukları daha da artmaktadır. Bunun yanı sıra, vergi yükü de işçilerin maaşlarını olumsuz etkilemektedir. Asgari ücretin bile yüksek vergi dilimine girmesi, işçilerin gelirini ciddi şekilde azaltmaktadır. Ayrıca, eşelmobil sistemi gibi enflasyona karşı alınan önlemlerin uygulanmaması, maaş artışlarının enflasyona karşı yeterli olamamasına neden olmaktadır. İşçilerin alım gücü, bu tür önlemlerin uygulanmaması nedeniyle her geçen gün düşmektedir.
Örnek: Örneğin, 2025 yılı itibariyle asgari ücretin vergi dilimine girmesi, işçilerin maaşlarının daha da düşmesine yol açmıştır. Bu durum, işçilerin yaşam standartlarını olumsuz şekilde etkilemektedir.
Kamu İşçilerine Eşit Haklar: Aynı İş, Aynı Haklar!
Kamu sektöründe çalışan işçiler, memurlarla aynı haklardan faydalanamamakta ve bu da büyük bir eşitsizlik yaratmaktadır. Aynı iş yerinde çalışan işçilerle memurlar arasında ciddi farklar bulunmaktadır. Örneğin, bir kadın işçi doğum iznine ayrıldığında yalnızca 6 ay ücretsiz izin hakkına sahipken, aynı iş yerinde görev yapan bir memur bu süreyi 24 aya kadar uzatabilmektedir. Bu tür eşitsizlikler, işçilerin mağduriyetine neden olmakta ve eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Örnek: Bir kamu işçisi, memurun sahip olduğu haklardan mahrum kalırken, memurun sahip olduğu sosyal ve özlük hakları büyük bir avantaj sağlamaktadır. Bu tür eşitsizliklerin giderilmesi için kamu işçileri, eşit haklar talep etmektedir.
Kamu Çerçeve Protokolü ve Eşel Mobil Sistemi Yeniden Hayata Geçirilmeli
Türkiye’deki kamu işçileri, artan enflasyon karşısında geçim sıkıntısı çekmektedir. Bu sorunun çözülmesi için, kamu çerçeve protokolü bir an önce imzalanmalı ve eşelmobil sistemi yeniden devreye alınmalıdır. Bu sistem, enflasyon oranlarına paralel olarak maaş artışları yapılmasını sağlayarak işçilerin alım gücünü artıracaktır. Enflasyon oranlarının hızla yükseldiği bu dönemde, maaş artışlarının da enflasyonla uyumlu olması gerekmektedir.
Örnek: 2023 yılı enflasyon oranı %65 iken, kamu işçilerine yapılan maaş artışı yalnızca %30 olmuştur. Bu durum, işçilerin alım gücünü olumsuz yönde etkilemiş ve geçim sıkıntısını daha da derinleştirmiştir.
Tayin, Vergi Dilimi ve Meslek Kodu Sorunları Çözülmeli
Kamu işçileri, tayin, meslek kodu ve vergi dilimi gibi birçok sorunla karşı karşıyadır. Özellikle tayin hakları, birçok kamu işçisinin mağduriyet yaşadığı bir alan olmuştur. Aynı zamanda, meslek kodu gibi sistemsel sorunlar da çözülmemiştir. Tayin hakkı tanınmalı, meslek kodu sorunları çözülmeli ve vergi dilimi oranları, yeni değerleme oranı kadar artırılmalıdır.
Örnek: Kamu işçileri, tayin haklarını kullanamamakta ve meslek kodları nedeniyle de daha düşük maaşlar almak zorunda kalmaktadır. Ayrıca, vergi dilimi artışı yapılmadığı için maaşlar vergi dilimi engelleriyle daha da düşmektedir. Bu sorunların çözülmesi için acil adımlar atılmalıdır.
6356 Sayılı Kanunun Yeniden Revize Edilmesi Gerekiyor
Türkiye’deki mevcut işçi-sendika ilişkilerini düzenleyen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu, işçilerin haklarını savunmada yetersiz kalmaktadır. Mevcut yasal düzenlemeler, işçilerin daha etkili bir şekilde korunmasını sağlayacak düzenlemeler içermemektedir. Bu kanunun yeniden gözden geçirilmesi ve işçilerin taleplerine daha duyarlı hale getirilmesi gerekmektedir.
Örnek: 6356 sayılı kanun, işçi-sendika ilişkilerinin düzgün bir şekilde yönetilmesine olanak tanımamaktadır. Bu nedenle, yasanın revize edilmesi ve işçilerin haklarını savunacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
İşçi ve İşveren Sendikalarının Sorumluluğu Büyük
İşçilerin yaşadığı mağduriyetlerin ortadan kaldırılmasında, işçi ve işveren sendikalarının rolü büyüktür. Türk-İş ve Hak-İş gibi konfederasyonlar, işçilerin taleplerine duyarsız kalmak yerine etkin bir şekilde çözüm üretmelidir. Sendikalar, işçilerin yaşamış olduğu ekonomik zorlukları çözmek için daha fazla duyarlı olmalı ve seslerini duyurmalıdır.
Örnek: Bir işçi sendikası, üyelerinin yaşadığı ekonomik zorlukları çözmede yetersiz kaldığında, bu durum işçilerin güvenini sarsar ve sendikaların itibarı düşer. Bu nedenle sendikaların etkin çözümler üretmesi, işçilerin haklarını savunması gerekmektedir.
Kamu İşçileri İçin Ortak Mücadele Zamanı: Eşit Haklar İçin Birleşmeli!
Türkiye’deki tüm kamu işçileri, aynı işyerinde aynı işi yapan memurlarla eşit haklara sahip olmalıdır. Farklı toplu iş sözleşmelerinin olduğu bu ortamda, işçilerin daha güçlü bir pozisyonda olabilmesi için tüm kamu işçileri ortak bir mücadele yürütmelidir. Tek bir çatı altında birleşerek, kamu işçileri daha güçlü bir ses çıkarabilir ve haklarını savunabilir.
Örnek: Farklı kamu sektörlerinde çalışan işçiler arasında yaşanan eşitsizlikler, tek bir çatı altında birleşerek çözülebilir. İşçiler, ortak bir mücadeleyle, eşit haklar talep ederek daha güçlü bir topluluk oluşturabilirler.
Sonuç: Ortak Adımlar Atılmalı, İşçi Hakları İçin Birlikte Hareket Edilmeli!
Türkiye’deki kamu işçileri, haklarının savunulması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için birlikte hareket etmelidir. Konfederasyonlar, sendikalar ve işverenler, işçilerin mağduriyetlerini ortadan kaldırmak için ortak adımlar atmalı, eşit haklar için mücadele etmelidir. Bu süreçte, işçilerin haklarına duyarlı bir yaklaşım benimsenmeli ve talepleri güçlü bir şekilde dile getirilmelidir.


Yorum Yap
Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın
Giriş Yap