Site Logosu
AMP
Paylaşım Tarihi: 26/11/2025
438 Kişi OkuduBu Hafta: 11
Kategori: Soru Cevap
Kullanıcı Profili
Sürekli işçi Admin
Puan: 13068

Sosyal Hizmet işçileri TİS uygulamalarında hangi kanuna bağlıdır?

Sosyal Hizmet İşçileri ve Toplu İş Sözleşmesi Uygulamaları


Sosyal hizmet işçileri, toplumun ihtiyaçlarına yanıt veren, sosyal destek ve hizmetleri sunma görevini üstlenen önemli bir meslek grubunu temsil etmektedir. Bu işçilerin çalışma koşulları, hakları ve sorumlulukları, belirli yasalar çerçevesinde düzenlenmektedir. Sosyal hizmet işçilerinin toplu iş sözleşmesi (TİS) uygulamaları, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6356 sayılı Sendikalar Kanunu'na dayanmaktadır. Bu makalede, sosyal hizmet işçilerinin toplu iş sözleşmeleri bağlamında hangi kanunlara tabi olduğu ve bu kanunların işçi haklarına etkileri ele alınacaktır.

1. 4857 Sayılı İş Kanunu

4857 sayılı İş Kanunu, Türkiye'deki işçi ve işveren ilişkilerini düzenleyen temel bir mevzuattır. Sosyal hizmet işçileri, bu kanun çerçevesinde çeşitli haklara sahiptir. İş Kanunu, işçilerin çalışma süreleri, ücretleri, izin hakları, işten çıkarılma koşulları gibi konularda güvence sağlamaktadır. Sosyal hizmet işçileri, 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olarak çalıştıklarından, bu kanunun sağladığı haklardan yararlanma imkanına sahiptir.

2. 6356 Sayılı Sendikalar Kanunu

Sosyal hizmet işçilerinin toplu iş sözleşmeleri, 6356 sayılı Sendikalar Kanunu hükümlerine göre bağıtlanmaktadır. Bu kanun, sendikaların kuruluşu, işçilerin toplu sözleşme yapma hakları ve sendika faaliyetlerini düzenleyen önemli bir yasadır. Sendikalar, sosyal hizmet işçilerinin haklarını koruma ve geliştirme noktasında kritik bir rol oynamaktadır. 6356 sayılı Sendikalar Kanunu, sosyal hizmet işçilerine, sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkı tanıyarak, işçilerin kolektif haklarını güçlendirmektedir.

3. Uygulamadaki Sorunlar

Ancak, sosyal hizmet işçilerinin hakları ve çalışma koşulları konusunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal hizmet işçilerinin önemli bir kısmını Borçlar Kanunu’na tabi olarak çalıştırmaktadır. Bu durum, işçilerin sosyal güvenlik ve iş güvencesi gibi haklarının yeterince korunmamasına yol açmakta ve çalışma koşullarının olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Borçlar Kanunu, işçilerin haklarını tam anlamıyla güvence altına almadığından, sosyal hizmet işçileri arasında belirsizlik ve güvensizlik yaratmaktadır.

4. Mücadele ve Çözüm Önerileri

Sosyal hizmet işçileri, sendikaları aracılığıyla mevcut mevzuat ve uygulamalardaki değişikliklerin bir an önce hayata geçirilmesi için mücadele etmektedir. Sağlık İş Sendikası, işçilerin haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla hukuki adımlar atmaktadır. Bu mücadele, yalnızca sosyal hizmet işçilerinin değil, aynı zamanda toplumun sosyal hizmetlere olan ihtiyacının karşılanması açısından da büyük önem taşımaktadır. Sosyal hizmet işçilerinin, yetkili sendikalar aracılığıyla toplu iş sözleşmeleri yapma haklarının etkin bir şekilde kullanılması ve hak kayıplarının önlenmesi gerekmektedir.


Sonuç olarak, sosyal hizmet işçilerinin toplu iş sözleşmesi uygulamaları, 4857 sayılı İş Kanunu ve 6356 sayılı Sendikalar Kanunu çerçevesinde düzenlenmektedir. Bu iki yasa, sosyal hizmet işçilerinin haklarını güvence altına alırken, işçi sendikaları da bu hakların korunmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, bazı işçilerin Borçlar Kanunu'na tabi olarak çalıştırılması, sosyal hizmet işçilerinin hak kaybına uğramasına neden olmaktadır. Sosyal hizmet işçilerinin haklarını koruma çabaları, toplumsal dayanışma ve sosyal adaletin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, mevcut uygulamaların gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi, sosyal hizmet işçilerinin haklarının tam anlamıyla korunması için elzemdir.



Kullanıcı Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!

Uygulamayı Yükleyin

Web Sitemizi Ana Ekranınıza ekleyin

Ana ekrandan hızlı erişim
Çevrimdışı kullanım
Güvenli ve hızlı