Kamu İşçileri Eşitlik İstiyor: "Kamu İşçileri Kanunu" Gündeme alınmalı!
Türkiye’de kamuda çalışanlar memurlar ve sürekli işçiler olarak ikiye ayrılıyor. Memurlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi iken, sürekli işçiler 4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışıyor. Ancak aynı işyerinde, aynı işi yapan memur ve işçiler arasında sosyal ve özlük hakları açısından büyük farklılıklar bulunuyor.
Bu eşitsizliklerin giderilmesi için kamu işçileri, "Kamu İşçileri Kanunu" adı altında yeni bir düzenleme talep ediyor. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’a iletilen talepler doğrultusunda, kamuda çalışan işçilerin memurlarla eşit sosyal ve özlük haklarına sahip olması gerektiği vurgulanıyor.
Memurlar ve Sürekli İşçiler Arasındaki Farklar Neler?
1. Doğum İzni ve Süt İzni
- Memur: 8 hafta doğum izni, 24 ay ücretsiz izin hakkı var.
- Sürekli İşçi: 8 hafta doğum izni, 6 ay ücretsiz izin hakkı var.
2. Çalışma Saatleri
- Memur: Haftalık çalışma saati 40 saat (8:00 - 17:00)
- Sürekli İşçi: Haftalık çalışma saati 45 saat (genellikle vardiyalı sistem)
3. Yıllık İzin Süreleri
- Memur: İlk yıldan itibaren 20-30 gün yıllık izin hakkı var.
- Sürekli İşçi: 1-5 yıl çalışanlar için 14 gün, 5-15 yıl çalışanlar için 20 gün, 15 yıl ve üzeri çalışanlar için 26 gün yıllık izin hakkı var.
4. Tayin ve Eş Durumu Tayini
- Memur: Eş durumu, sağlık ve eğitim nedeniyle tayin hakkı var.
- Sürekli İşçi: Tayin hakkı yok.
5. Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği
- Memur: Liyakat esasına dayalı olarak görevde yükselme sınavlarına girebilir.
- Sürekli İşçi: Görevde yükselme sınavına giremez, unvan değişikliği yapamaz.
6. Refakat İzni ve Mazeret İzinleri
- Memur: Hasta yakınlarına refakat izni, evlilik, doğum, ölüm gibi durumlarda geniş kapsamlı izinler mevcut.
- Sürekli İşçi: Refakat izni yok, mazeret izinleri çok daha sınırlı.
TİS ile Değil, Kalıcı Kanun ile Düzenlenmeli!
Kamu işçileri, özlük haklarının Toplu İş Sözleşmeleri (TİS) ile değil, kalıcı bir yasa ile düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. TİS’lerde yalnızca maaş ve ek ödemeler belirlenmeli, sosyal ve özlük haklar ise "Kamu İşçileri Kanunu" kapsamında garanti altına alınmalıdır.
Özellikle doğum izni, tayin hakkı, görevde yükselme sınavı gibi temel hakların memur-işçi ayrımı yapılmadan düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Birlikte Hareket Etmeliyiz!
Sürekli işçiler olarak haklarımızı her platformda birlikte dile getirmeliyiz. Çünkü her birimiz farklı kurumlarda ve bakanlıklarda, farklı toplu iş sözleşmesi (TİS) hükümlerine göre çalışıyoruz. Bu durum, işçiler arasında eşitsizliklere yol açarken, ortak bir mücadele yürütmeyi de zorlaştırıyor.
Bu nedenle, özlük haklarımızda olduğu gibi ücret konusunda da tüm kamu işçilerinin tek bir çatı altında toplanması ve ortak bir sözleşmeye tabi olması büyük önem taşıyor. 4857 sayılı İş Kanunu yerine, kamu işçilerine özel bir düzenleme yapılmalı ve "Kamu İşçileri Kanunu" hayata geçirilmelidir.